eş degişimi

merhaba bu size anlatacagım olay inanın hiç abartısız vede gerçektir öncelikle kendimizi tanıtalım ben hakan eşim eda bu olay geçen hafa yaşadıkolanlarıda şu an eşimle beraber yazıyoruz biz 5 yıllık evliyiz sex hayatımız oldukça çok güzel taki bu sex hikayeleri okuyana kadar bizde bagzı zamanlar diger eşler gibi fantazi kurmaya başladık eda benim sikimi yalarken ben anlatıyordum şimdi bir çift daha olsa oda senin arkana geçse o muhteşem amını yalasa derken o hep hayır olmaz diyordu ama o arada amından öyle zevk suları akıyorduki anlatamam aklımızda hiç bir şey yoktu hikayenin birinde eşimi kandıracak çift arıyorum demiş eşi istekli ama cok çekingenmiş uzatmadan msn ekledim tabiki eşimin haberi yok kabul etmiş murat ve ayşe tabi ben muratla epey konuştum eşlerimizin haberi yok bir kış geçti yazın fetiye ölü deniz de tanışmaya karar verdik dedigimiz gibi o gün geldi orada muratla tanıştık oda benim gibi çekingendi sürekli her çarşıya çıkışımızda beraberdik birbirimizin eşlerini kendimize anlatıyorduk ama eşlerimize nasıl anlatacaaktık murat sen benim asker arkadaşım ol dedi böylece evine davet etti eşine beni dedigimiz gibi askerarkadaşım dedi mine çok sevinmiş olacak ne yapacagını bilmiyordu neyse çay kahve derken mine evlimisin dedi evet dedim kaldıgımız size yakın dedim o zaman eşini de al akşam davetlimsdiniz dedi bende tabi dedim oradan ayrıldık ben eve geldigimde eşim geç kaldın dedi bende olanları eşime anlattım akşam neyse hazırlanıp evlerine gittik bizi öyle bir karşıladıki anlatamam eşi mini etek giymiş süslenmiş abartısız heryeri belli idi eşimin o kadar deyildi neyse muhabbet falan derken böyle bir hafta geçti bir akşam onlar bizde bir akşam biz onlarda ama eşlerimize nasıl anlatacaktık bir gün yine muratla gezerken bir kenara oturduk çay iiçiyorduk akşam siz gittikten sonra eşimin öyle sikilmek canı istemişki anlatamam dedi ben amını yalarken sizden bahsettim hakan la edada burda olsa hakan da senin gögüslerini yalasa derken hayır diyordu ama hareketleri ve inlemeleri çogaldı diyor. murat aklıma söyle bir fikir geldi dedi akşama sizdeyiz ama sen giydigin şortun sikin oturdugunda dışarı çıkacak şekil sök sen eşimin karşısına bende senin eşinin karşısına oturim eşin çay yapmaya gittiginde çaktırmadan sikini dışarı çıkar dedi ok anlaştıgımız gibi oldu ben minenin karşısına oturdum eşim çay yapmak için mutfaga gitti çaktırmadan yarı kalkmış sikimi sökükten dışarı çıkardım mine ban laf verirken birden yüzü kıpkırmızı oldu sikimi görmüş olacak ne diyecegini şaşırdı laf verirken sürekli sikime bakıyordu muratta anladı gece epey geç olmuştu kalkalım dediler evlerine gittiklerinde murat eşini öperken elini amına dogru attıgında ama öyle bir ıslakmışki kilodu sırılsıklam olmuş bu ne kız dediginde hiiç demiş anlat falan derken yine amını yalamaya başlamış sana birşey diyecegim ama kızmayacaksın oda demiş ben sana nasıl kızarım sen herşeyimsin falan demiş hakanlarda otururken hakanın bacak arası sökülmüş haberi yoktu siki dışarı cıkmış onu gördüm büyüyükmü diye sormuş seninkinden biraz büyük ve kalın demişistersen çarim yok falan derken bir ara sen bilirirsin demiş tabiki sabahı bana bu olanları anlatıyor bana eve gidelimmi dedi bende olur dedim kapıda mine beni görünce çok kızardı hayırdır dedigimde yok birşey dedi çay yapmak için mutafa gitti muratta arkasından gitti orada söylemiş senin için getirdim yok olmaz derken arkalarından ben girdim murat mini eteginin içine elini sokmuş amınla oynuyordu özür dilerim dedigimde önemi yok dedi otururken bir an murat bana sana birşey söyleyecegim ama bu aramızda dedi ok dedim bir akşam size geldigimizde mine otururken karşında senin sikini görmüş dedi o ara mine öyle bir kızardıki anlatamam bende bozuntuya vermeden olabilir dedim derken ama sikim öyle bir kalktıki pantlondan belli oluyordu yani murat utanmazmısın dediginde yooook dedim şimdi şuan gösterirmisin dediginde mine utanmassa isterse olur dedim mine dondu kaldı bende aya kakıp pantolonumu bir çırpıda indiri verdim çok şaşırdı hemen minenin amına elini attı oynamaya başladı mine çaresiz vaziyette kocasına karşılık verdi sikinle oynamaya başladı bende kendi sikimle otuzbir çekiyordumama mine sürekli sikime bakıyordu murat bir ara amını yalarken minenin elinle gel dedi bende kalkıp minenin yanına geldim sikimi agzına dayadı öyle bir emiyorduki anlatamam kafasını ısırıyor taşaklarımı yalıyor murat bir arara mineye arkana alabilirmisin dedi hayır kesinlikle alamam bu siki dedi ben oturdum minede gelip kucagıma oturdu öyle zıplıyorduki sikimin üzerinde anlatamam o ra mutat sikini minenin göt deligine sokmaya çalışıyordu bir an sikinin kafası girmiş olacakki mine oooohhhhhhh diye bir ses çıkardı 3 dakika geçmeden muran boşaldı bir kenara geçip karısının sikilişini seyrediyordu bende hakkını veriyordum tabiki yarım saaati geçti mine 3 kez boşalmış ne olur boşal amım yanıyor demeye başladı bende hemen tabiki amına öyle boşaldımki anlatamam mine boşalırken döllerin amımın karşı darafına fışkırıyordu dedi böylelikle kalkıp ben gittim murat anlaşmalı olarak yaptıgımızı söylemiş şimdi sikilmek benim karıma geldi üçümüz oturup bir pilan yaptık nasıl olacak diye bir karara vardık okuyun bir gün ben yorgundum gündüz bizi muratla mine yemege davet ettiler edaya dedim çok yorgunum aşkım başka zaman dedim olmaz lütfen derken ben uyumuş numarası yaptım tlf kapattı 5 dakika sonra onları kıramayacagını bildigim için giyinip tek başına gitmeye karar verdi onlarında evi önü bahçeli oldugu için dış kapıyı açık bıraktılar samimi oldugumuz için eşim zile basmadan içeri girer yatak odasından seslerin geldigini far edip kapının yanına geldiginde mineyle muradın sikiş seslerini duyar kenardan seyretmeye başlar bir arar murattla göz göze gelir birden murat kalkar eşimin yanına gelir eşim donmuş gibi ne diyecegini bilemez lütfen hakanın haberi olmasın bu olanlardan der onlarda olmaz ilk bizi sen görmedin derken anlatırlar işte diger komşularda böyle yakaladı derken biraz rahatlıyor murat kalkıp duş almaya gider mine eşimin yanında çıplak bir vaziyette oturur eşimle eş degiştirme konusu falan derken bir ara eşimin amını ellemiş inanın suları akmış hemen muradı banyodan çagırmış muradı ayakta mine öperken muratta bir ara eşimin kafasını yaslayarak edanın agzına sikini sokmuş tabiki uzun bir süre sikişmişler eşim kalkınca eve dogru geliyormuş hemen beni aradılar tabiki bende bekliyordum eşim eve geldiginde dudaklarından öptüm duş alim dedi izin vermedim amaq zorluyordu ne olur duş alıp gelim diye amını elletmiyordu zorladım elimi amına attıgımda amı dölle doluydu hemen aglamaya başladı ne o dedim benbir halt işledim ne olursun beni affet diye yalvarmaya başladı olup bitenleri anlattı tabi bende hoş karşıladım bende mineyi siktigimi söylemedim söylemicektikte bir gün sonra akşam yemegine davet ettiler eda kabul etmedi gitmem dedi zorladım gittigimizde mine yanıma oturdu dvd bir sex kasedi koymuşlar seyretmeye başladık tabi mine hemen sikime sarıldı ellemeye başladı işaret ettim oda muradın sikiner elini attı filim bittiginde biz çıplacık kalmıştık hemen mineyi yatırıp am sularını emmmeye başladım muratta karımın am sularını emiyordu bir ara kalkıp mineyi yere yatırdım o muhteşem amına mirden sikimi sokunca mine bir çıglık attıki anlatamam muratta edayı sikiyordu yan yana geldik bir o benim karımı sikiyordu bir ben edayı sikiyorduk yani eş degişimi inanın

Anadolu yakası escort
Bahçelievler escort
Bakırköy escort

Karımın Seksteki Ansızın Değişimi

Altı yıllık evliyim ve karımı çok seviyorum. İşim gereği belirli aralıklarla evimden ve Gül’den uzak kalıyor, Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde hasret dolu günler geçiriyorum. Eşimle deliler gibi sevişerek evlendik. Doğrusunu söylemek gerekirse karım Gül seks yaptığım ilk kadındır.
Onunla fakülteye dayanan, uzunca süren bir arkadaşlığımız vardı. Fakültede okuduğumuz yıllarda başlayan dostluğumuz, zaman içinde tutkulu bir aşka dönüşünce, Gül o güzel cinselliğini, dar kutusunu çekinmeden bana vermişti. Peşi sıra da evlenip öğrencilikle aile sorumluluğunu bir arada götürmeye çalışmıştık.
Ancak eşim bir süre sonra öğrenimini yarım bırakarak evle ilgilenmeye başladı. Dediğim gibi ben sık sık iş seyahatlerine çıkmaya başlayınca eşim Gül buna tepki göstermiş, zaman içerisinde de olayı kabullenip ses çıkarmaz olmuştu. İlk tepkisinin aksine, hiç tepki göstermemesi beni şaşırttı açıkçası…
Gerçekten de üzülmek, surat asıp huzursuz olmak bir yana, adeta sevinir olmuş, iş gezisine çıkmamı sabırsızlıkla bekler bir hava takınmaya başlamıştı. Önceleri buna bir mana verememiştim, ama bir iş dönüşü eşimi salonda çırılçıplak oturur bulunca daha değişik şeyler düşünmeye başladım. Üstelik salonda yoğun bir sigara kokusu vardı.
Hoş beşten sonra, bir sigara yakmak için sehpadaki pakete uzandığımda kül tablasında rujlu izmaritlerin yanı sıra rujsuz ve ayrı marka izmaritleri görünce birden eşimin beni aldattığından şüphelenmeye başladım. “Aldatılma” gibi bir düşünce anlık da olsa beynimden geçince inanamadığım bir şey oldu.
Penisim olanca çabukluğu ile dikilip sertleşti ve pantolonumu zorlayıp adeta fermuarı parçalarcasına eşimin deliğine girmek için çırpınmaya başladı. Nefesimin tutulduğunu, soluk almakta güçlük çektiğimi fark eden eşimin meraklı gözleri önüme takıldı.
Hatırı sayılır büyüklüğe erişen kabarıklığı görünce gülümsedi, çırılçıplak, yumuşak, bembeyaz bedeniyle kıvırarak yanıma geldi… Bacaklarının, kalçalarının dolgunluğu artmış, kıçı daha da yuvarlaklaşmış, memeleri daha bir dikleşmiş, daha bir sertleşmişti sanki… Yüzündeki sevimli ama seksi ifade karşısında bir an boşalacağımı sandım. Onun başka biriyle sikiştiği düşüncesi beni bir anda tahrik etmiş, onun ateşli kıvraklığı karşısında penisimi kontrol edemez olmuştum.
Karım cilvelenerek, kıçını oynatarak, memelerini sallayarak kucağıma oturdu… Bir süre kıçıyla penisime basınç yapıp, oturup kalkmaya başladı. Peşi sıra iri götünü daireler çizerek çevirmeye başladı. Sanki kumaşın altındaki irileşen sikimi yaptığı büyülü bir seks dansı ile nemli, küçük deliğine çekecek, pantolonumu parçalayan aletim yuvasına giren bir piston gibi, gürültüler, çılgın sesler çıkararak deliğine kendi kendine yerleşiverecekti…
Beni deli etmeye çalışır bir edayla kıçını dönerek kucağıma yeniden yerleşti… Kıçındaki mor çürükleri, o güzel yuvarlakları sıkan, beyazlıkları morartan parmak izlerini görünce, aldatılmak düşüncesine kesinlikle inanmaya başladım.
Bu düşünce beni daha da tahrik etmişti. Dikkatlice bakınca belinde, memelerinin yanında, omuz başında ve sağ kalçasında da iri birer çürük daha görünce bu güzel, diri bedeni bu hale getiren şahsı ve elleri şiddetle kıskanmaya başladım…
Belli ki eşim yokluğumda birisiyle sikişmiş, benim aniden eve dönmem karşısında giyinmeye bile vakit bulamadan, morarmış, terli, çırılçıplak vücudu ile ve evdeki hiçbir izi yok edemeden kalakalmıştı. Kime vermişti bilmiyorum ama, sikiştiği kişi ile ateşli bir birleşme yaşamışlar, hoyratça sevişmişler, erkeği onun bedenini acımasızca hırpalamıştı.
Sanırım erkeğin bedeni de çürüklerle, tırnak çizikleriyle dolmuştu. Eşimin ne kadar ateşli birleştiğini, orgazma doğru nasıl kendini kaybedip çırpınmaya, debelenmeye başladığını, şuursuzca çığlıklar atıp, bas bas bağırdığını bildiğim için, adamın nasıl zevk aldığını, eşimin bacaklarının arasına nasıl fışkırttığını, neden onu böylesine hırpaladığını tahmin etmem hiç de zor değildi…
Gül, orgazm öncesi heyecanı doruklara yükselirken ne dediğini bilmez bir halde sesler çıkartır, aldığı zevki, çıkardığı sesler ve çığlıklarla benimle paylaşırdı… Arkası bana dönük, ata biner gibi kucağımda oturur ve kıçını sağa sola kıvırırken attığı feryatları belleğimde canlanıverdi.
“Oh! Daha… Daha…”
“Derine sok… Dibine kadar…”
“Ah, çıkma… Hayır, çıkartma…”
“Tanrım, deliriyorum, Tanrım…”
“Kalbim duracak, dur yavaşla biraz… Yapma… Oh”
“Beni bırakma… Evet, evet…”
“Hayır, dur yapma… Hayır…”
“Kıçımdan, evet kıçımdan… İşte tam oradan…”
“Sok hadi, sok durma…”
Gül kıçını çevirmesini hızlandırınca elimi beş adet parmağın morarttığı el izine atıp, ayı yerden olanca gücümle sıkmaya başladım. Yumuşak kıçı, beyaz cildi avcumda ezilip, uzadı. Zevkle karışık derin bir “Oh” çekti… Onun çığlıkları yeniden hayalimde sıralanmaya başladı.
“Yapma. Canımı yakıyorsun”
“Canım yanıyor, biraz krem sür lütfen…”
“İçimden hiç çıkma, asla ayrılma…”
“Oh, içime fışkırt…”
“Tanrım, içime fışkırıyor, evet… Evet…”
“Seni emmek istiyorum…”
“Emzirt bana…”
“Hayır, sakın çekme… Senin sütünü istiyorum…”
Eşimin morarmış, dolgun, etli bedeninin sıcaklığı, kıçının aletime yaptığı basınç, beni aldattığı adamla çiftleşmesinin hayalleri, sikiş anılarımız bir araya gelince, doruktaki heyecanım yerini manyak bir orgazma, dizginlenemez bir fışkırmaya bırakıverdi aniden… Ne olduğunu anlamadan ve asla böylesine bir orgazm yaşadığımı hatırlamadan pantolonuma attırmaya başlamıştım.
Eşim kucağımdan inip aralık bacaklarımın önünde diz çöktü ve kıpkırmızı, şehvetten gerginleşmiş bir yüzle pantolonumdan dışarı sızan bellerimi yalamaya, emip yutmaya başladı. Öyle bir arzu ile, öyle bir iştahla yutuyordu ki, yeniden direk gibi oldum, sikimin bütün damarları yeniden kabardı, aletim iri bir balon gibi şişiverdi…
Gül bu kabarıklığı dişliyor, kumaşla birlikte ağzına almaya çalışıyor, ucunu bulup, sızan beyaz sperm parçacıklarını diliyle titreterek yalıyordu… Yeniden boşalabilirdim ama bu sefer spermlerimi içine fışkırtmak, sütümü sıcak deliğinin içine sağmak istiyordum.
Eşim, hızla ıslak kumaşım fermuarını aralayıp, iki eliyle kavradığı yapış yapış sikimi dışarıya çıkardı ve sağ eliyle dibinden sıkıp şişirdiği ucunu dudaklarının arasına yerleştirdi. Bir an duralayıp gözlerini yüzüme dikti ve sikimin dibini daha yüksek bir basınçla sıkıp, son haddine kadar şişirdi. Sikim avurtlarına basınç yapmaya, ağız boşluğunda ezilip, içine sığmaz hale gelmeye başladı.
Beklemediğim bir hamle ile, müthiş bir vakumla penisimi ağzının içine doğru çekti. Koca yarak büyük bir hızla ağzına, boğazına doğru kayıverdi. Eşim mırıltılı sesler çıkarmaya başlayınca, boğazına dayandığımı anlamıştım, ama bir iki vakum daha yapınca boğazının darlığının sikimi lastik gibi sardığını hissettim.
Şu anda kasık tüylerime kadar onun ağzına girmiştim… Birkaç saniye öyle tuttu ve derhal ağzından dışarıya çıkarttı, gözleri irileşmiş, zorlanma nedeniyle yaşarmıştı. Birkaç derin soluktan sonra yeniden ağzına soktu ve dibine kadar yutuverdi. Sanki gerçekten de yutmaya, kopartmaya çalışıyordu…
Dört beş sokup çıkartmadan sonra boşalacağımı anladım ve bir terslik olmaması için daha içeriye almasına izin vermedim… Gül de olacakları anlamış, üç-dört santimlik ucunu emmeye, kemirmeye başlamıştı… İkinci defa boşalıyordum. Eğer birkaç kez daha dilini, dudağını ya da parmağını değdirirse güçlü bir volkan patlaması gibi fışkıracaktım.
Anlaşılan o da bunu arzu ediyor olmalı ki, dudaklarını büyük bir “O” yaparak aralayabildiği kadar araladı. İki elini yumruk yaparak kavradığı sikimi deliler gibi aşağı yukarı çekiştirip, sütümü sağmaya başladı. Sikim ellerinin arasında kocaman olup titremeye başlayınca, ağlamaklı bir yüz ifadesiyle, pembeleşen yüzünü buruşturarak,
“Tanrım, fışkıracak… Geliyor… Geliyor!” diye bağırdı.
Gerçekten de ayak parmaklarımın uçları sızlayarak, iliklerim çekilerek, sikim tir tir titreyerek ağzına fışkırmaya başladım. İlk iri ve bembeyaz damla tam isabetle ağız boşluğunda kayboldu. İkincisi de yerini bulunca dudağını kapatıp yutkundu. Bu sırada diğer damlalar kapalı, pembe dudaklarına yapışıp çenesine doğru akmaya başladı.
Sersemlemiş bir halde, onun da orgazm olduğunu anladım. Tüm vücudu titriyor, her yeri kasılıyordu. Zangırdayan ellerini halsizce sikime uzatıp ucunu dudaklarının arasına yerleştirdi, sıkıca kapatıp ağzına hapsetti… Şimdi fışkıran damlalar, beller ağzına boşalıyor, oradan boğazına akıyordu.
Öylesine bir iştah ve çabuklukla emiyordu ki, beni kurutacağını sandım. Yaptığı her vakumda avurtları çöküyor, adeta iki yanağı birleşiyordu. Daha fazla dayanamadım, her yer kararmaya başladı. Koltuğa doğru yıkıldım…
O haftayı evden çıkmadan geçirdik. Pazartesi günü yeni bir iş seyahati bahanesiyle evden ayrıldım. Amacım ben uzaklaşınca neler olacağını görmekti. Gözden ırak, sote bir yere saklanıp evi gözlemeye başladım.
Az sonra karım dışarıya çıktı. Giyinmiş, süslenmişti. Arabasına bindi ve şehrin dış mahallelerine doğru yola koyuldu. Hemen uzaktan izlemeye başladım. Bir inşaatın önünde durup beklemeye başladı. Merak etmiştim ama uzun sürmedi.
İri kıyım bir amele inşaatın dış kapısında belirdi ve acele adımlarla arabaya yöneldi, ön kapıyı açıp eşimin yanına oturdu. Kendi arabamı onlardan biraz uzaktaki çalıların arkasına çekmiş, onları rahatça görebileceğim şekilde park etmiştim.
Karım adamın kucağına doğru eğildi, adam da geriye doğru yaslandı. Çevrede bu inşaattan başka bir yaşam belirtisi yoktu… Adam inlemeye, acı ile yüzünü buruşturmaya başlayınca emildiğini anladım, Gül adamın sikini emiyordu. Amele geriye doğru yay gibi kıvrıldı, vücudunun kasıldığı buradan belli oluyordu. Sonra ellerini sağa sola savurmaya başladı, belli ki eşim onunkini getirmiş, ağzına boşaltıyordu.
Amele rahatlayınca karım doğruldu, kağıt mendile dudaklarını sildi, aynaya bakarak saçlarını düzeltti. Bu sırada adam arabadan inip inşaata girmişti. Biraz sonra, amele peşi sıra, daha çirkince ama daha iri kıyım bir tiple birlikte dışarı çıktı ve aynı şekilde karımın yanına oturdu.
Titreyerek olanları izliyor, müthiş bir arzu duyuyordum. Yaşadığım sürece tahrik olamayacağım kadar tahrik olmuştum… Adam karımın kucağına doğru eğilirken karım, bacaklarını karnına doğru çekti, kıçını yükseltip, kadınlığını iyice açtı. Bacaklarını da aralamıştı.
Adam yüzünü karımın bacak arasına yerleştirip yalamaya başladı. Karımın çırpınmaları ve çığlıkları hemen boşalmaya başladığını gösteriyordu ama adam karımı fazla yalamadı. Zorlukla kucağına alıp, am, göt, bacak, kalça meydanda inşaata soktu.
Hemen açık pencerelerden birine yöneldim. Fırsatını bulup içeri girmeli, onları seyretmeliydim. Bereket bu fırsatı da buldum. Karımı henüz tamamlanmamış bir odaya sokmuşlar, üzerindekileri çıkartıyorlardı.
Eşim zevkten, heyecandan perişan görünüyor, ayakta zor duruyordu. Zangır zangır titreyen bacaklarına sarılıp düşmesini engellediler… Gül, sevgili karım, iki amelenin yüzünü okşuyor, “Sevgilim, sevgilim” diyerek inliyordu. İki amele tarafından sikilmeyi beklerken heyecanını yenemiyor, onun bu hali beni de heyecanlandırıyordu.
Hiç eşiniz sizi aldattı mı, hiç eşiniz gözlerinizin önünde başkaları tarafından sikildi mi, bilmiyorum ama böyle bir sahne, kıskançlık, öfke gibi duyguların yanında erkeği müthiş etkileyebiliyor, duyamayacağı heyecanları da yaşatıyor…
Gül’ün önüne ve arkasına çöken iki amele, onun göt deliğini ve amını yalarken attığı çığlıkları, boş duvarlarda yankı bulan haykırışları, sikimi taşa çevirdi, çimentodan bir kalıba döndürmeye yetti de arttı bile.
Özellikle göt deliğini yalayan adam, karımın kıçını resmen yiyor, deliğinin içine başını sokmaya çalışıyordu. İyice büzdüğü dudaklarıyla anüsünü içine çekiyor, emmenin basıncıyla küçük büzük lastik gibi uzuyor, tükürükten ve kendi oluşturduğu ter, salgı arası sıvıdan pırıl pırıl parlıyordu. Amele dişleri ile küçük ısırıklar atmaya başlayınca geri kaçıracağını sandığım kıçını,
“Ah, evet… Parçala sevgilim, evet… Evet…” diye geriye, adamın ağzına yaslayıverdi.
Onu kıçından sikmek için ne kadar uğraşmıştım, aylarca bana götünü teslim etmemişti, ama şimdi hiç tanımadığı bir adama sunuyor, bana vermediği tavırlarla ona veriyordu.
Önündeki amele yalamayı kesip, amının dudakları ile oynamaya, parmaklarını deliğe sokup çıkartmaya başladığı zaman karım kapıp koyuverdi. Yırtınıyor, tecavüze uğrayan yeni yetme bir kız çocuğu gibi bar bar bağırıyor, çırpınıp kıvranıyor, zevkten ağlıyordu.
Önündeki amelenin üzerine atılıp sikini yakaladı ve adamı sikinden çekip kaldırarak, iriliği anlatılmaz yarağı önüne sokmaya çalıştı. Yarak deliğe girmekte zorlanıyor, karım dibinden tuttuğu siki içine doğru çektikçe, ittirdikçe, adam da iki elini kullanarak onun amını lastik top gibi açmaya, girmeyi kolaylaştırmaya çalışıyordu.
Ucu girmişti ki, karım sarılmaya başladı, yeniden bağırmaya, yırtınmaya başlayınca orgazmın daha şiddetli olduğunu anladım ve elimi sikime attım… Adam da karımın deliğine tam sokamadan haykırarak boşalmaya, fışkırmaya başladı.
İkisi de boşalırken birleşmeye çalışıyor, karım onu kıçından tutup kendine çekerken, amele karımın mengene gibi sıktığı ince belini bırakmıyor, onun vücudunu kendi vücuduna yapıştırıyordu. Eşimin güzel memeleri amelenin kıllı göğsünde ezilirken, adamınki de içeri giremiyor, yay gibi bükülüp, fışkırmaya devam ediyordu. Muhallebi gibi beyaz renkli yoğun spermler, damla damla karımın amından aşağı süzülüyor, adamın sikinden kasıklarına doğru akıyordu.
Bu müthiş bir şeydi, oraya koşup onlara katılmak, akan belleri elimle alıp tadına bakmak, karıma tattırmak, kalanını da onun yumuşak bedenine yaymak istiyor, bunu yapabilmek için çıldırıyordum. Adam boşaldığı halde, karım onu bırakmıyor, hala sikine yükleniyor, lastik cop gibi bükülen aleti almaya çalışıyordu…
Arkadaki amele akan bellerle kremlediği göt deliğine girmeye çalışırken daha fazla dayanamayıp, elime aldığım sikimi titreterek sağmaya başladım, bir-iki çekişten sonra duvarlara doğru attırırken karım götüne giren yarağın zevk ve acısıyla yere düşmemek için önündeki diğer ameleye sarılıyordu…
Biraz sonra ikisi de haykırarak boşaldılar. Karım adamlara teşekkür edip toparlanmaya başladığında ben de apar topar arabama geri dönmüştüm. Bir süre oturup olan biteni kafamın içinde tarttım.
Karımın iki amele tarafından sikilirken aldığı müthiş zevk gözümün önünden gitmiyordu. Ve benim onları seyrederken yaşadıklarım… Daha olayın ilk kokusunu aldığımda geçirdiğim büyük şok, bembeyaz tenindeki çürük izlerini görünce nasıl istemsizce, çılgın gibi tahrik olduğum…
Yerimden kalkıp arabamın kapılarını kilitledim, karımın arabasına gittim hızla… Yanında durup karımın çıkmasını bekledim. Fazla beklememe gerek kalmadı, yanında iki sikicisiyle beraber dışarıya çıktı karım… İkisinin de dudaklarına birer öpücük kondurup arabaya yöneldiğinde beni gördü. Donup kaldı. Gözleri şaşkınlıktan faltaşı gibi açılmıştı.
“Sen? Ne… Ne işin var burada senin?” diye kekeledi o şaşkınlıkla… Kollarımı açıp sevgili karıma sarıldım sımsıkı… Kabarmış önümü karımın kasıklarına bastırıp ne hissettiğimi ona anlatmaya çalıştım. Olabildiğince yumuşak, güleç bir yüzle,
“Senin ne işin varsa benim de nedenim aynı karıcığım…” dedim. “Hadi geç arka koltuğa da evimize gidelim.” Karım şaşkınlığı tavan yapmış, robot gibi arabasının kapısına yönelirken bizi merakla izleyen iki ameleye döndüm,
“Beyler, şaşırdınız biliyorum ama, hadi hep beraber bizim eve gidelim. Karımla inşaat işlerinizi bitirirken ben de size bakayım, öğreneyim.” dedim.
Hala birbirlerine ve bana bakıp duruyorlardı. Güvensizlik vardı yüzlerinde, soru işaretleriyle doluydu yüzleri… Cüzdanımı çıkarıp bir kaç tane yüzlük çıkardım,
“Yevmiyeleriniz peşin, merak etmeyin. Korkmanıza gerek yok, bana güvenin. Hadi siz de arka koltuğa, karımın iki yanına geçin bakayım.”
Onlar işi anlamış, karımın iki yanına geçip otururken ben de şoför koltuğuna oturup arabayı çalıştırdım. Daha hareket etmeden ikiz aynasından baktığımda karımı aralarına almışlar, biri memelerine, biri bacaklarına dalmışlardı…
Karımla dikiz aynasında gözgöze geldik. Göz kırptım ona… Gaza basarken amelenin biri pos bıyıklarıyla karımın körpe dudaklarına yumuldu. Anlaşılan eve kadar zor dayanacaktı bu azgın herifler…

Fatih escort
Fındıkzade escort
Halkalı escort