Haydar Benim Yanan Fırınımı İyi söndürdü

benim Adım Melihe. Ben 32 yaşındayım. Benimde sizlerle paylaşmak istediğim bir anım var.
Ben evleneni on yıldan fazla oldu. Bu arada iki tane çocuk annesi oldum. Eşim bir kuyumcuda çalışıyor. Bende evde el işleri yaparak satıyorum. Tek düze bir yaşam içinde geçinip gidiyoruz. Seks hayatımız eşimle bitme noktasına geldi kardeş, kardeş sırt, sırta verip yatıyoruz ama ben gencim çoğu zaman farkında olmadan kendi kendimi rahatlatıyorum boynada elime ne geçerse amın içine sokuyorum ama dinmiyor amın yangısı kısaca yarak arıyorum o zamanlar. Kocama söylüyorum işim var falan diyor beni oyalıyor artık bundan şüphe etmeye başladım hayatında başka biri var diye. Ama söylemiyorum orada. Elimdeki elişlerini komşular satın alıyor paraları oldukları zaman getirip paraların veriyorlar. Gene öyle oldu yan apartmanda oturan komşu bayan kızını cevizine benden lif aldı. Parasında sonra yallarım dedi. Tamam dedi ama o arada ben o parayı da unuttum gitti. o gün kapı çaldı açtım heybetli bir adam merhaba dedi ben yan komşunuz elif hanımın kocası haydar dedi. Buyurun haydar bey dedim eşim sizden bir şeyler almış buda parası dedi uzattı. Elinden parayı alırken adamın sıcak eli elime dokununca bir anda içim bir hoş oldu. Kadını hasetlendim birden. Parayı aldım kapıyı kapattım banyoya koştum adamın o heybetini düşünerek amı içine sac fırçasının sapını soktum. Tam am rahatlamak üzere kapı bir daha çaldı o hırsal yarım kalan işimi bıraktım kapıyı açmaya gittim gene haydar bey. Eksik para vermişim dedi ama adam gözlerini dikmiş öyle bakıyor bana nereye bakıyor diye eğilince alt tarafımın çıplak olduğunu anladım ben o sinirle külot bile giymeden kapıyı açmışım adam o yüzden öyle bakıyormuş bana. Birden pardon deyip kapının arkasına kaçtım ama adamın siki çoktan harekete geçmiş bana merhaba diyor. Eşimde evde yok çocuklarda okulda hemen ben içeri girdim adamda girdi adınız Haydar dimi dedim evet dedi. Bakın Haydar Bey diye kendi durumumu anlatım adam anladım tarzında kafasını salladı ve kesin sike ihtiyacım var benim dedim. Elimdeki fırçayı sallayarak artık bunu istemiyorum hayatımda dedim. Adam bir çırpıda indirince paltolunun cidden hadi gibi bir haydar ortaya çıktı yakışıklı bir adam değildi, ama koca sikini çok iyi büyütmüştü elime attım maşallah dedim. Çaktırmadan da kalınlığını ölçüyorum ki benim am bu yarağa ne der acaba diye. Eğildim yarağı elime aldım gözlerim yumdum özlemişim kokusunu sikin. Ağzıma aldım başladım yalamaya nasıl emiyorum adamın sikini suyu ağzımın kenarlarından aşağıya akıyor ben aldırış bile etmeden işime devam ediyorum. Yarağın uzunluğu ağzıma tam sığmadığı için geri kalanında elimle sıvazlıyorum. Adam inildikçe inliyor. Yarağın damarları öyle kabardıktı anladım ki haydar ağzıma verecek dölleri düşündüğüm gibi oldu tüm dölleri ağzıma doldu nerde buldu bu kadar dölü bu adam anlamdım. Eğildi suyu akmış amı koca eliyle şöyle bir sıvazladı sonra yalamaya başladı. Dilini ikide bir alev gibi yanan amın deliğine itekliyor am heyecanla dile sarıyor, adamın dişleri amın dudaklarını ısırıyordu. Ben içimden kopup gelen bir haydar hadi koçum daya şu koca yarağını diye tıslayarak söylendim. Adam benim lafıma oralıklı bile değil kendi bildiğini okuyor bacak aram am suyunda fena halde ıslanmış kim bilir kaç kere ağzına boşalmıştım. O koca yarağı amın ağzına dayadı. Seni sikimi diye sordu ben birden kendime çekince sik amın içine yağ gibi kaydı. Sik haydarım, sik paşam, doldur şu yanan fırın gibi amı diye haykırıyorum. Kaç aylarca sik yememiş am sike doysun diye feryat ediyorum. Haydarda hızlı, hızlı al o zaman sürtüğüm diyordu seni karım yapacağım, seni ben, sikicem diyip iyi vuruyordu amın içine. O koca kalın yarak yarısı içerde yarısı dışarıda kalmış halde amın canına okuyordu. Aylarca yanan bu amı söndürmeye çalışıyordu benim altta kıvranmama Haydar sırtını yırtmamam sacların yolmamam sebep oluyordu. Bacaklarımda derman kalmamıştı her yerim zevkten zangır, zangır titriyor ve artık tohumlarını koçum dedim ve haydar al o zaman sürtüğüm deyip doldurdu benim yanan amın içine tüm döllerini.
Haydar haftada dört kez gelir benim yanan fırını söndürüp gider kimsenin de haberi olamaz.