kızlıgım gitmişti bi kere

Sitemizde birbirinden harika gerçek sek hikayelerini okuyabilirsiniz.Her kategoride kaliteli sex hikaye okumak için bizim adresimize bekleriz.Şimdi Hikayemizi okumaya geçelim.19 yaşındayım. bu hikaye geçen sene başımdan geçti. üniversiteye hazırlanıyodum ve eski sevglimle aynı dersaneye gidiyorduk. eski sevgilim olmasına rağmen ikimiz de çok azgın olduğumuz ve sevgilimiz olmadığı için dersanede kaçamak olarak öpüşürdük ve ara sıra bizim eve gelir bakire olduğu için birbirimizi oral olarak ve sürtünürek tatmin ederdik. son gittiğimizde anal sex de yaptık ve bu benim ilk ilişkimdi. ve çok zevk aldım. sonraki buluşmalarımız için konuşurken ona tekrar anal sex istediğimi söyledim fakat kati suretle bunu tekrar yapmıyacağını çünkü canının çok acıdığını söyledi. ben de üstelemedim. peki istemezsen yapmam dedim. artık rapor almaya başlamıştık ve dersane programı sabaha alınmıştı. bigün yine dersaneden sonra bize gitmek için sözleştik. dersaneden çıktık hızlı adımlarla otobüs durağına yürüdük. otobüse bindik ve eve geldik. evin kapısını açtım ve ayakkabılarımızı çıkarır çıkarmaz çılgınca öpüşmeye başladık. kucağıma aldım ve öpüşmeye devam ederken odama götürdüm onu ayakta öpüşürken bir yandan da birbirimizi soyuyorduk. tamamen soyununca yatağa uzandım ve bana sürtünmeye başladı. bir yandan da “ohh. çok özlemişim” diyordu. daha önceki konuşmalarımızda bekaretini evlenene kadar saklayamayacağını ve en güvendiği insanın ben olduğumu söylüyodu. bi gün bana verecekti onu ve bu gün o gündü. sikimin başını yavaşça kukusuna doğru sokmaya başladım. çok yavaş ilerlediğim için canı yanmıyodu. artık bakire değildi yataktan prezervatif almak için kalktığımda yatağın kırmızı olduğunu gördü [email protected]@gmail.com her zaman tedbiren taşıdığım prezervatifi aldım dönerken kağıt havlu getirdim ve tam götünün altına serdim. içine girip çıkmaya başladım ve daha önce boşalmadığım için çok kısa sürede boşaldım. onu gönderdikten sonra yatağı temizledim. farklı bir psikolojiye girmişti.

hesapta olmadı ama yaptık bi kere

Herkese Merhaba Hemen hikayeye geçiyorum.O gün öğle paydosu için yemekhaneye çıktığımda, “Telefonun var!” dediler; Gidip açtım, bakıcı kadın «çocuğumun rahatsızlandığını» haber veriyordu. Hemen izin alıp gitmem gerekiyordu. Yemek yemeyi beklemeden aşağı indim. Çalıştığım şirketin müdürü yerinde değildi, izin almak için yardımcısının odasına yöneldim; bir an boş bulunup kapıyı çalmadan içeri girdim.Beni karşısında görünce, kapıyı çalmadan girdiğim için kızacağını düşündümse de, nedense, sanki başka birinin görmesini istemediği bir şey yapıyormuş da bana yakalanmış gibi telaşlandı, yüzü kızardı. Onca telaşımın arasında yine de bu durum kafama takılmıştı. Çok fazla üstünde durmadım, aceleyle durumu anlatıp, «Hemen gitmem gerektiğini» söyledim, izin alıp çıktım.İşyerimizde yaklaşık yirmi kişi çalışıyordu ve biz yalnızca üç bayandık. İşimiz çok yoğun olmadığı için bol bol boş zamanımız olurdu ve genellikle birkaç kişi bir odada toplanıp gevezelik eder, dedikodu yapardık. Bu durum tüm çalışanlar için geçerliydi. Hatta, zaman zaman müdürümüz bile bizim gevezeliklerimize katılırdı. Aramızda farklı olan yalnızca Turguttu. Turgut müdürden sonra ikinci derecede yetkili amirimizdi. O, işi olsa da, olmasa da odasından pek çıkmaz, bizim toplantılarımıza katılmazdı. Kitap okur, bir şeyler yazar, tanıdıklarıyla uzun telefon görüşmeleri yapardı. En çok da bilgisayar başında zaman geçirirdi.O herkes için bilinmeyenlerle dolu bir yabancıydı. Tüm personel ondan çekinir, yanına yaklaşamazdı. Bu korkudan çok sevgiye dayalı bir saygıydı; çünkü, o gerçekten iyi bir yöneticiydi. Kendisiyle samimi olmayı başaramasak da saygımız sonsuzdu. Hatta, çoğu zaman ona imrenir; hepimizin, günlerimizi boş boş, zevzeklik ederek geçirdiğimizi, onunsa yararlı işlerle meşgul olarak zamanını değerlendirdiğini itiraf ederdik.Birlikte çalıştığımız yaklaşık 7 yılın ilk 6 yılında onunla özel olarak hiçbir konuyu konuşmamıştık. Bir gün, bir iş görüşmesi için odasında bulunduğum sırada, daha önce hiç yapmadığı bir şey yaptı ve nasıl olduysa bana kendi özel hayatıyla ilişkili bazı şeylerden söz etti. Ben de bunu fırsat bilerek onu konuşturmaya çalıştım. O bizim gözümüzde her şeyi yolunda giden, mükemmel bir yaşam biçimi olan, her yönüyle dört dörtlük biriydi. O gün anladığım kadarıyla gerçek bizim bildiğimiz gibi değildi. O görüntünün altında gizli bir gerçek vardı. Sonuçta o da hepimiz gibi bir insandı ve onun da herkes gibi sorunları vardı. İşyerindeki herkes birbirinin sorunlarını bilir, kimse sorunlarını gizleyip saklamazdı, farklı olan onun, bu anlamda kimseyle konuşmamasıydı.Sonraki günler onun odasına daha sık gitmeye, onun yanında daha uzun sürelerle kalmaya başladım. Hatta bu durum diğer arkadaşların bile dikkatini çekmeye başlamıştı; Turgut hakkında öğrendiklerimi kendilerine anlatacağım günü bekliyorlardı.Kendi insan ilişkilerinden memnun değildi. Evliliğiyle, eşiyle ilgili sorunları vardı. Onu rahatsız, huzursuz eden pek çok şey vardı; hatta, geçmişte yaşadığı, ancak hâlâ etkisinden kurtulamadığı bir olayın izleri her halinden belli oluyordu.Kısa zamanda onu konuşturmayı başarmıştım. Bana kendisiyle ilgili her şeyi, hatta eşinin bile bilmediği bir çok şeyi anlattı.Konuşmalarımız sırasında, onun kendine özgü her şeyi rahatça anlatabilmesi için gerekli yakınlık ortamını sağlamak amacıyla ben de kendi sorunlarımı anlatıyordum. İşin gerçeği, benim de çevremdeki diğer arkadaşlara anlatmaya çekindiğim sorunlarım vardı. Eşimle ilişkimiz giderek bozuluyordu. Zaman zaman beni dövmeye bile başlamıştı. Hiç beklemediğim bir anda, hiç beklemediğim bir şekilde Turgutla sırdaş olmuştuk. Başkalarına açıklayamadığım sırlarımı ona açıklayabiliyordum. Kocamın beni dövdüğü bir akşamın ertesi günü, gözyaşlarına boğularak, hıçkırıklar içinde olanları Turguta anlatmıştım. Beni teselli edip sakinleştirmek için çok uğraşmıştı. Onunla konuşmalarımız sırasında hiçbir zaman onu bir erkek, kendimi de bir kadın olarak düşünmemiştim. Yaklaşık bir yıldır gelişen ilişkimiz çerçevesinde o benim için her şeyden önce bir «insan»dı ve çok iyi bir dosttu. Onun da bana aynı gözle baktığına inanıyordum.O gün kapıyı çalmadan odasına girdiğimde niçin telaşlanıp utandığı kafama takılmıştı. – “Bunu mutlaka öğrenmeliyim!” dedim kendi kendime. Ben içeri girdiğimde kapıya arkası dönük, bilgisayarın başında bir şey yapıyordu ve kapının açıldığını hissettiği anda aceleyle bilgisayarın ekranındaki görüntüyü değiştirmişti. Onu telaşlandıran şey,her ne ise mutlaka bilgisayarın ekranındaydı.Genellikle öğle yemeği yemezdi. Öğle paydosunda «odasına kimsenin girmeyeceğini» düşünerek bilgisayar ekranında porno film mi seyrediyordu yoksa? Bir kez daha; – “Bunu mutlaka öğrenmeliyim!” dedim kendi kendime. Benimki, yalnızca bir merak olmanın ötesinde, daha çok bir «hınzırlık»tı. Birkaç gün sonra öğleyin, önceden planladığım gibi yemeğe çıkmadım. Herkesin yemekhaneye çıktığından emin olunca koridoru sessizce geçip kapısının önüne geldim, içeriden hafif bir müzik sesi geliyordu. Nedense çok heyecanlıydım, ellerim titriyordu, avuçlarım terlemişti. Bir an cesaretim kırıldı, geri dönmek istedim. Ama yeniden cesaretimi toplayıp kapıyı açtım; girer girmez de dikkatlice kapadım. Doğruca ilerleyip, bilgisayarın ekranına baktım. Tam tahmin ettiğim gibiydi; gizlemeye çalıştığı şey bilgisayar ekranındaydı. Üst üste birkaç pencere açmıştı ve ben içeri girdiğimde bunları kapatmasına fırsat bulamamış, «suçüstü» yakalanmıştı. Yüzü kıpkırmızıydı, iri iri açılmış gözlerle bana bakıyordu. Hiçbir şey söylemeden, yüzümde hınzır bir gülümsemeyle oturduğu yere doğru yaklaştım, uzanıp bilgisayarın faresini elime aldım ve son bir çabayla, bilgisayar ekranında simge durumuna küçülttüğü pencereleri açmaya başladım. Birincisini açtım, bir sevişme sahnesini gösteren, müthiş etkileyici bir resim geldi ekrana. Oturduğu yerden kıpırdamadan beni izliyordu, kaskatı kesilmişti. Derin derin nefes alışını hissediyordum. Hatta birbirimize öyle yakındık ki, nefesini yüzümde hissedebiliyordum. Sırayla diğer pencereleri açmaya başladım; aynı türden resimler vardı ve hepsi de birbirinden etkileyiciydi. Bir an gözüme bir şey takıldı; cinsel organı, pantolonundan dışarı çıkacak derecede dikleşmişti ve o «bu durumu fark etmeyeyim diye» ıkınıp sıkınıyordu. Daha sonra olanların hiçbiri, ama hiçbiri, kesinlikle önceden düşünmediğim, tahmin etmediğim, olasılık tanımadığım şeylerdi. Birden, sanki bir büyünün etkisi altına girmiş gibiydim ve sanki birinin bana verdiği bir emri uyguluyordum. İradem yok olmuştu. Bilgisayara doğru eğildim; vücutlarımız birbirine temas etti, bir anda her yanımı bir elektrik akımı kaplar gibi oldu. Ekranındaki pencereleri kapattım, müziğin sesini iyice kıstım. Kulağına eğilip; – “Kapının anahtarını ver!” dedim, «Verir misin?» demedim! Hiç itiraz etmeden, ceketinin cebinden bir grup anahtar çıkardı, içlerinden birini tutup, diğerlerini aşağı sarkıttıktan sonra bana uzattı. Onun da benden farkı yoktu; o da büyülenmiş gibiydi, beti benzi atmıştı. İki adımda kapıya ulaştım, ses çıkarmamak için dikkatlice kapıyı kilitledim ve çarçabuk yanına döndüm. Ellerinden tutup, oturduğu yerden kaldırdım. Masanın karşı tarafına geçtik. Ayakta karşılıklı durduk; bir anda ona sarıldım ve öpmeye başladım. Vücutlarımız birbirine yaklaştığında, dimdik duran cinsel organının karnıma değmesiyle birlikte aklım başımdan gitti. Eşimle de aynı şeyler defalarca olmuştu, ama hiçbiri bu kadar etkileyici değildi. Birbirimize sarılmış, delicesine öpüşüyorduk. İnlemelerimiz dışarıdan duyulacak diye korktuğumuzdan, nefes almaya bile çekiniyorduk.Daha fazla dayanamadım, elim pantolonunun fermuarına gitti, fermuarı indirdim. Birkaç başarısız denemeden sonra elimi içeri sokmayı başardım. cinsel organını avucuma aldım. Ateş gibi yanıyordu ve başı ıpıslaktı. Ayakta duracak halim kalmamıştı, koltuğun üzerine çöktüm. O dimdik nesnesini dışarı çıkardım ve öpmeye başladım. Öyle dikleşmiş ve öyle sertti ki, onu zaptetmekte güçlük çekiyordum. Pantolonunun kemerini ve düğmesini çözdü, ben de pantolon ve külotunu aşağıya doğru sıyırdım. Yeniden o sert cismi elime aldım, öpmeye, okşamaya başladım.Ne durumda olduğumu anlatacak sözcük bulamıyorum. Benim durumumda olup, böyle bir olayı yaşamayan birinin beni anlamasının mümkün olabileceğini sanmıyorum.Cinsel organını ağzıma aldım, başımı ileri-geri hareket ettirerek, organının ağzıma girip çıkmasını, ileri-geri kaymasını sağlıyordum. İkimiz de çılgın gibiydik. İki eliyle saçlarıma sımsıkı yapışmış, başımın hareketlerine eşlik ediyordu. Birden organını ağzımdan çekip yandaki koltuğun üzerine çöktü. Mesajı almıştım. Hemen ayağa kalkıp önüne geçtim. Bir an göz göze geldik; kırk yıllık sevgili gibi.. Avuçlarıyla, eteğimin üzerinden bacaklarımı okşamaya başladı. Sonra, bir elini etekliğimin altından içeri sokup, külotlu çorabımın üzerinden bacaklarımın iç kısmında okşamalarını sürdürdü. Aceleyle eteklerimi yukarı doğru toplayıp, bir elimle yukarıda tuttum. Elini oramın yakınında hissettiğimde başım dönmeye başladı. Daha bir dakika geçmemişti ki külotumla birlikte külotlu çorabımın belimden aşağı kaydığını hissettim, kalçamı geriye doğru çekerek engel olmaya çalıştım, ama başaramadım. O çoktan uzanmış, çıplak göbeğimden aşağı doğru öpücükler kondurmaya başlamıştı. İki avucu, pençe gibi kalçalarıma yapışmıştı. Ayakta durabilmek için gücümün son zerrelerini harcıyordum; dilinin ucunu amımın dudaklarında hissettiğimde arkamı dönüp, kendimi kucağına bıraktım ve; – “Tamam kızım!” dedim kendi kendime, “Hiç kurtuluş yok! Bu iş olacak!” İki avucu yine kalçalarımdaydı. Bir elimi bacaklarımın arasından uzatıp cinsel organını kavradım. O da beni kalçalarımdan tutup, yukarı doğru kaldırdı. Dimdik duran o sihirli nesneyi orama yaklaştırdım. Heyecandan tiril tiril titriyordum ve çok beceriksizce hareket ediyordum. Güç bela organının başını oramın ağzına hizaladım ve kendimi bıraktım. Cinsel organımın içi, dışı, çevresi öyle istekli, öyle ıslak ve öyle kaygandı ki, üzerine oturduğum anda, Turgutun o tatlı nesnesi içime doğru girmeye başladı ve aşağı-yukarı doğru birkaç hamlenin ardından sonuna kadar gömüldü. Duyulmasına aldırmaksızın «Oohh!» diye bir çığlık attım ve bir an öylece kalakaldım. Bir çelik çubuk gibi içimdeydi ve Turgutun kalp atışlarını içimde duyuyordum. Kıpırtısı beni iyice kendimden geçirdi.Gücümü biraz toplayıp, vücudumu yukarı-aşağı hareket ettirmeye başladım. O da avuçlarının içinde tuttuğu kalçalarımdan yukarı doğru vücudumu kaldırmama yardımcı oluyordu. Ama tempoyu ayarlama işini bana bırakmıştı. Vücudumun yukarı-aşağı hareketlerine bağlı olarak içimde ileri-geri kayan sert ve dimdik nesnesi beni çılgına çevirmişti. Sanki hayatımda ilk kez bir erkekle birlikte oluyormuşçasına heyecanlıydım. Tanrım! Yasak şeyler niçin bu kadar cazip oluyor? Niçin kocamla olunca böyle güzel değil? Birden aklıma eşim ve çocuğum geldi; bir an büyük bir pişmanlık duydum; kendimden nefret ettim. O yine beni kalçalarımdan yukarı doğru kaldırıyor, cinsel organı yarıya kadar oramın dışına çıkınca yavaşça bırakıyordu. Sihirli nesne içimde ileri-geri kayıp duruyordu. Kapıldığım pişmanlık duygusundan şaşılacak kadar kolayca kurtuldum. Hatta, başımı omzumun üzerinden döndürüp, dudaklarına doğru uzanarak; – “Öp beni canım!” diye fısıldadım. Uzun uzun öpüştük. Dillerimiz birbirini okşadı. Sırayla birbirimizin dudaklarını emdik. Az sonra yeniden önüme döndüm ve bu kez daha hızlı bir tempoda vücudumu yukarı-aşağı hareket ettirmeye başladım. Ayaklarını ileri doğru uzatmış, belini yukarı doğru kaldırmıştı ve bu durumda içime gömülen cinsel organını çok daha fazla hissediyor, daha çok tahrik oluyordum.Turgutun cinsel organının içime her gömülmesinde çığlık atmak istiyor, ancak, dışarıdan duyulacağı endişesiyle çığlık atmamak için dudaklarımı ısırıyordum. Bazen dikkatsizlik ediyor, yukarı doğru kaldırdığım kalçalarımı aniden aşağı bırakıyordum ve kalçalarımın onun vücuduna çarpmasıyla birlikte «Şap!» diye bir ses çıkıyordu. Bu ses de bambaşka bir tahrik unsuruydu. Çığlık atmak istiyor, korkudan sürekli olarak dudaklarımı ısırıyordum.Bu arada, o da bir elini kalçalarımda, karnımda, göbeğimde gezdiriyor, diğer elinin parmaklarıyla da klitorisimi okşuyordu.Birkaç dakika sonra vücudu iyice gerildi, nefesi sıklaştı. Kalçalarıma yapıştı, tempoyu kendi denetimine aldı. Öncekilere göre daha tempolu ve daha kuvvetli hareket ettirmeye; her defasında cinsel organı içimde tamamen gömülünceye kadar bastırmaya başladı. Son bir hamle yaptı ki, o çıldırtıcı nesnenin başını sanki midemde hissettim. Hırlamaya benzer bir ses çıkardı ve vücudunu hızlıca aşağı-yukarı hareket ettirdi. Boşaldı. Spermlerinin içime fışkırırken vajina duvarlarına çarpmasını ve onların yapışkan sıcaklığını hissediyordum. – “Fışkırt! Doldur spermlerini içime!” diye haykırmak geldi içimden, ama yine dudaklarımı ısırıp sustum. Kendimi onun kucağına bıraktım. Parmağımı oynatacak dermanım kalmamıştı. O, bir eliyle kalçamı, diğer elinin parmağıyla da hafif ve tahrik edici bir şekilde klitorisimi okşuyordu. Aynı zamanda omzumun üzerinden uzanmış kulak mememi yalıyor ve; – “Harikasın! Harikasın!” diye fısıldıyordu. Tüm vücudum gerildi, gerildi, gerildi; başım döndü, oda döndü, dünya döndü; bir volkan patladı, deprem oldu, sarsıntılar içinde ben de boşaldım.Öylece ne kadar kaldığımızı anımsamıyorum. Tanrım! Ne müthişti! Bir erkekle birlikte olmanın bu kadar zevkli olabileceğini asla düşünmemiştim. Hâlâ bu müthiş zevkin sırını çözebilmiş değilim ve ulaşabildiğim tek sonuç «yasak edilmişliğin cazibesi».Aceleyle kalktım kucağından. Eğilip, ayakkabılarımın üzerine kaymış olan külotumu ve çorabımı tutup yukarı çektim. Eteklerimi aşağı saldım, düzelttim. Ona doğru döndüm. Eğilip bir veda öpücüğü verip ayrılacaktım ki, endişeli bir yüzle; – “Biz ne yaptık Seher?” diye sordu. Sesi titriyordu. Bir an ne diyeceğimi şaşırdım; – “Ama!” diyebildim, “Çok güzeldi! Harikuladeydi!” Aceleyle kapıya doğru yürüdüm. Dikkatle dışarıyı dinledim, ses seda yoktu; sessizce anahtarı çevirdim. Korkarak kapıyı araladım ve onu olduğu yerde donakalmış bir şekilde bırakarak kendimi dışarı attım.Akşam eve hangi duygular içerisinde gittiğimi anlatmak mümkün değil. Bir yanda en coşkulu anlarımda bile hayal edemeyeceğim bir zevki tatmanın sarhoşluğu, öte yanda eşini başka bir erkekle aldatmış olmanın yaratacağı suçluluk duygusu. Bir yanda «Bu müthiş zevki bir kez daha tadabilecek miyim?» sorusu, öte yanda «duyduğum suçluluk duygusunun beni nereye sürükleyeceği» endişesi. Ama asıl gerçek olan, yakın olan ve somut olan, «Akşam eve gittiğimde eşimin ve oğlumun yüzüne nasıl bakacağım?» sorusu ve bunun yanıtıydı.Ama, kim ne derse desin, o gün olanlar her şeye değerdi.Duyduğum endişelerin hemen hemen hiçbiri akşam eve gittiğimde gerçekleşmedi; çünkü, şaşılacak şey zerre kadar suçluluk duygusuna kapılmamıştım. Hâlâ da böyle bir duyguya kapılmadım ve bunu o olayın doğallığına bağlıyorum. Sanırım, önceden planlamış ve uygulamış olsaydım durum çok farklı olurdu. Yaşadığım kaçamak ne eşime ve oğluma karşı ilişkilerimde, ne özel yaşamımda ve ne de Turgutla sonraki ilişkilerimde en küçük bir değişikliğe yol açmadı. O olay sırasında, çığlık atmamak için ısırılmaktan morarıp yaralar bağlayan dudak kenarlarımla ilgili olarak sorulan ve çoğu imalar içeren sorulara yanıt uydurmaktan başka hiçbir sorun da çıkmadı.Olayın üzerinden iki gün geçtikten sonra Turgutla tekrar karşılaştığımızda, ikimiz de sanki aramızda hiçbir şey olmamış gibi davranmayı başarabildik. Yalnız, işin gerçeği, onu bilmiyorum ama, benim, ne o yarım saatlik kaçamağı, ne de o birlikteliğin tadını ve heyecanını unutmam mümkün değil. Asla…
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66

yapmasam iyidi ama yaptim bir kere

YAPMASAM İYİDİ AMA YAPTIM BİR KERE Selam herkese bu olay 2 ay önce yasanmıs bir olaydır yasım 21 oldukca hızlı yasamaktayım istedegim zaman kız veya kadın olsun iliskiye girmeyi basaran bırısiyim amasyadan yazıyorum 4 katlı bir apartmanın en üst katında oturuyoruz apartman kendimizin alta üc kiracımız var hergun eve gelip giderken en alta oturan kiracımız zeki beyin karısı mine hanımı merdivenleri yıkarken göruyor ustunde ise dar taytı gördukce sikim yerinden kalkıyordu hepte tesadufturki arkası donuk bir vaziyette goruyordum mine hanımı yası 28 ti oldukca etine saglam anlatması cok zor sexi birisiydi. Artık onu gormeye alıskın oldugum icin bazen eve cıkarken goremıyordum vede kahroluyordum bırgun evde yalnız basıma otururken tekrar aklıma geldi vede cok kotu olmaya baslamıstım bir sebeple evlerine inmem lazımdı kocasıda kamyon soforu idi yurt dısına gider aylarca gelmezdi. Yine kocası yoktu 1 tane cocugu vardı oda okuldaydı apartmanda bos oldugu icin bu fırsatı degerlendirmem lazımdı neyse once telefon ettım evlerine mine abla dedim bizde ekmek kalmamısta fazla varsa bana 1 tane verirmisin dedim. Oda var gelde vereyim dedim neyse evden cıktım asagıya indim zile bastım birde ne goreyim yine ustunde o dar tayt vardı ben tekrar bir anda tahrik olmustum. Bana dediki annen evde yok herhalde yemek yiyeceksen burda hazır var dedi gel burda ye de erkek basına sen yemek yapmaktan anlamazsın dedi bende dunden hevesli oldugum icin tamam sana zahmet olmazsa sizde yerim dedim neyse ben masaya oturup yemegın hazırlanmasını beklerken gozüm birden arkasına kactı cok güzel bir gotu vardı o arada yemek hazırlanmıstı yemegı getirdi 10 dakikada yemegi yedim mine ablada acayip derecede temizlik hastası bir insandı temizlik yapıyordı yine elinde bir bez halıları siliyordu vucuduna yapısmıs olan taytı vede ustundekı badısının altından her yeri belli oluyordu ben umudumu kesmıstım artık nasıl yapacagamı bilemiyordum tam kalkacakken cayda yapmıs hıc haberim yoktu cay yaptıgından isi filan bıraktı bana cay doldurdu bir bardakta kendisine beraber oturduk cay ıcıyorduk bana sorular soruyor guzelce muhabbet ediyorduk kız arkadasın varmı dedi bende dedim istemedigim kadar bir suru var dedim sordu;okadar kız arkadası ne yapacan dedi bende dedimki ihtiyaclarımı ancak bu sekilde karsılıyorum dedim ne ihtiyacı dedi bende dedimki bir bayanın vede erkegın mutlu olacagı ıhtiyac. Guldu neden guluyorsun dedim oylesine dedi sonra ısrar ettim lutfen soyle dedim kızlara nasıl yapıyorsun dedi bende yapmıyorum dedim sadece sakso vede yalama filan oluyor dedim iyice sex muhabbetine dalmıstık oda nasıl zevk alıyorsun dedi bana neden almayımki dedim bende oda kibarca kızların vajınasına sokmadan zevk almak zor olmazmı dedi bende evet en cok zorlandıgım noktada bu dedim delik yani bakırelıgı bozuk birisi ile sevısmeyi cok ıstiyorum ama olmuyor dedim bulamıyorum dedim tekrar guldu bana neden guldun diye tekrar sordum yine soylemedi bende lutfen soyle demedim birden aklıma ben mine ablayla sevısmek istiyorum o neden benimle istemesinki dedim zaten kocası yollarda aylardır ortalarda yok guzel bir sike hasret kalmıstır dedim vede neyse ya tesekkur ederim hersey icin diyerek ayaga kalktım oda dur ya ne guzel muhabbet ediyorduk dedi bende dedim yok ya kızlardan birisini arayımda bulusuyum dedim oan ne dese iyidir biz adam degılmiyiz benimle bulustun say dedi yokya dedim benimkisi baska turlu bulusmak dedim eve getirecegım dedim kızı ne gerek varki dedi anlamadım dedim zaten benimle evdesin ya dedi seni ne yapayım dedim ona ne yapacaksan banada yap dedi cok sasırdım ama boyle birseyde bekliyordum hemen kendimi naza cekerek yok ya olmaz dedim oda bekle dedi birsey gosterecegım sana dedi 5 dakıka sonra yanıma geldi ustunde mukemmel bir gecelik muhabbete devam edelim dedi ben hıc bırsey demeden dudaklarından opmeye basladım mine abla acayip guzel opusuyordu dudaklarımı koparacaktı sanki 10 dakika kadar opustuk artık boynunu kulak memecklerini yalamaya baslamıstım gecelıgının askısını yavasca cıkarttım birden yere dustu gecelik parlement mavisi sutyeni vede kilotu ile kalmıstı artık gozleri kapanmıstı yalanmaktan hemen bir hamlede sutyeninin kopcasını acıp 94 luk goguslerini yalamaya koyuldum gogus ucları parmak gibi kabarmıstı yalanmaktan inliyordu artık avuclarımla patlatack gibi sıkıyordum yalayarak gobegıne kadar indim sadece kilotu vardı onuda agzımla asagıya indirdim bembeyaz amı karsımdaydı artık hemen dilimle amını yalamaya basladım dilim etrafında gezerken ellerimde goguslerindeydi amının ıslandıgını fark ettim amı cıvık cıvık su olmustu inliyordu artık ne olur sik beni diye bende kızlardan kalan tecrube ile yalamada usta oldugum icin yarım saat daha yaladım 2 kez bosalmıstı karambolde artık dayanacak gucum kalmamıstı sikimin basını yavasca amına dayıyordum yavasca girdiyordum ve ohhhhhh demeye basladı bende hızlanmıstım artık amının ıslanmasından dolayı sak suk sesler geliyordu on dakika ıcınde kaldım ve kasıldıgını hissettim ve 1 dakika kadar bagıra bagıra bosaldı sonra ben patlamak uzereydım hemen cıkartıp goguslerinin arasına yerlestırdım on yirmi defada goguslerinin arasında otuz bir cekerek agzına dogru bosaldım doymadıgını hissettim bende doymamıstım hemen got delıgını yalamaya basladım tekrar ohhhh hımmmm demeye basladı ayaga kalkıp yaragımı buyutmesı ıcın agzına verdım on daikada yaragımı yutacak gibi kaldırdı gotunu bıraz daha yaladıktan sonra arka delıgıne sokmaya karar verdim oda hayır olmaz dedi kocam bile yapmadı daha beni arkadan dedi bende dedim korkma fazla acımayacak ilkler her zaman güzeldir dedim yok hayır olmaz desede yavasca sokmaya basladım girmiyordu iyice zorladım kafası girmistı gerisi kolaydı ama cok bagırıyordu usul usul yitiyordum bana küfür ediyordu yapma ne olur o…. Çoc…. Seklinde o bagırdıkca dahada cok kızıyor iyice sokup cıkartıyordum bes dakika sonra sesi kesilmis daha da cok sik beni diye bagırıyordu rahat kendimi sıkarak 20 dakika gotunden sıktım mineyi uc dort kere bosalmıstı ve ben bosalacaktım hemen cıkarttım amına soktum 5 dakıka daha amından sıktım yine bosaldı ve ben geliyorum artık dedim icime bosalma sakın dedi ama onu dinlemeyip icine bosalmıstım amının her yerinden spermler fıskırıyordu o halde yere yıgılmıstık bır daha sıkmeyi kafama takmıstımki kapı calındı ben hemen dıger odaya gittim oda ustunu giyerek kapıya yoneldı gelen kim olsa iyi onuda haftaya yazacam gerisi daha heyecanlı olacak eminim haftaya devamında bulusmakkk uzere hoscakalın maillerinizi bekliyorum…………. Delİcebİrsevda Gönderen: BURAK